21 Ocak 2014 Salı

BİR GECE SOYGUN

  • HİMMET 20 yaşında tüysüz bir delikanlıdır.babası o küçükken ölmüş kardeşi ve annesi ile yaşamaktadır. askere gitmeden önce arkasında yoksul bir ev bırakmak istemez. ailesini uzun bir sürelik idare edecek miktarda para bırakmak ister.mahallenin haşere çocuğu recebin ağzından kaçırdığı hırsızlık macerasına kapılır ilk başlarda kafasına yatmasada recebe yardım etmeyi düşünmektedir tedirginlikle.
  • RECEP 20yaşında . bedirli kasabasının hırçın bi okadarda güvenilmez ipsiz sapsız etrafa zarar vermekten başka bi işi olmayan kara çelimsiz amcasının evinde yaşayan iş görmezidir.
  • liseyi zar zor bitirmiş kasabanın öğretmeni olan amcasının yadımıyla . amcasının dediğine göre zeki ama haylaz tiplerdendir.kasabada bir olay oldumu ilk öğretmenin kapısı çalınır ki osman öğretmenin sabrı taştı taşacak beklemeden recep evden kaçar.bir iki gün sonra geri gelir biraz sopa yiyip birazda nasihat dinledikten sonra eline kalem kağıt alır amcasının gözüne girmeye çalışır.Ama aklı hep aynı yerdedir
  • KADİR 20 yaşında himmetin en yakın arkadaşıdır.yedikleri içtikleri bir gitmez.ama onunda recepten az kalır yanı yoktur.kavgaya dövüşe pek meraklıdır.kasabanın karakolu oturduğu eve pek yakındır.karakoldaki polislerle ahbap olmuş kendini sevdirmiş karakola herdüştüğünde polislerle pişti atmar çay sigara içmer bi de haytalığını kullanıp ilgi çekici hikayalerini millete anlatır .az da yerleri temizler çayı demler sonra eve gider hiç bir şey olmamış gibi yaptıklarını mahalleye anlatır.

20 Ocak 2013 Pazar

Bir Çift Göz

Nasıldı hatırlamıyorum.Ya da hiç unutmadım ama tarif edilemiyor.Hep duyduğun, hayal ettiğin, duygu işte.Gerçekten bu mu ? bir tanımı yok ama manası derin.Sadece hissedebilirsin.

Bir zaman sonra anlaşıldı ki ;
Belki de öyle bir şey yok .
Ama var olduğunu biliyorum .
Var olduğuna inanarak onca kazığı yiyorum ya.

O'nu çok özledik !

Ah ! Özledik, sadece özledik.


22 Kasım 2012 Perşembe

SANAT BİR DUYGUDUR.ANLATAMAZSIN HİSSEDERSİN.

HOCAYA;

SAÇMA SORULARININ DERS MÜFREDATININ GELMİŞİNİN GEÇMİŞİNİN SENİ KAMPÜSE SOKAN GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİN,SENİ ORAYA HOCA YAPAN TAKIMLI DEĞNEKCİLERİN TAAAA DEMEK YERİNE MEDENİ OLMAYI SEÇEREK ,SAÇMADA OLSA FİKİRLERİMİ PAYLAŞAYIM DEDİM.BİLİYORUM HATA ETTİM.

Sanat bir duygudur. çünkü içinden gelen hisler insanın duygusal bir yoğunlukta,kalbinden ruhundan akan ,kontrol edilemeyen emek harcandıkca haz veren ,insanın içinde bulunduğu hali duyguyu bir metaryele aktarıp dışa vurumudur. Bazen aşk dedikleri ,bazen öfke, sinir ,kanırtma,hayvanlık,ağlamak,yaşamsal sıkıntıları duygusal yoldan anlatma, istemsiz adl etme, kudurup haykırma olup karşımıza çıkan tarifsiz bir duygu .
anlatmak için kişilerin sanat olgularını yaşamak lazım.
Seramik ile uğraşan bir hoca var.adam sanatını bir madde üzerinde sergiliyor,doğaçlama ya da taklit ile.taklitse sanat değil boş bir uğraş.ama doğaçlama ise ;ellerine yön veren aklından çok kalbi ruhu ya da duyguları kontrol eden insan sisteminin bir parçası .Her neyse. anlayan anlasın saçma ama en azından bir düşüncedir.kendini kontrol edemeyen bir grup aptalın boş safsatalarından sınavı eleştirmekten başka bi bok yemeyen elemanlardan farklı bir görüşe sahip olmanın mutluluğuyla .

30 Eylül 2011 Cuma

Unforgiven III (Affedilmeyen III)



How could he know this new dawn's light
Would change his life forever?
Set sail to sea but pulled off course
By the light of golden treasure

Nerden bilebilirdi bu yeni şafağın ışığının
Yaşamını sonsuza dek değiştireceğini?

Denize yelken açıp fakat rotasından
Altın hazinenin ışığı tarafından saptırılabileceğini


Was he the one causing pain
With his careless dreaming?
Been afraid, always afraid
Of the things he's feeling
He could just be gone
He would just sail on
He'll just sail on


O muydu acıya neden olan
Dikkatsiz düş kurmasıyla?
Korktu, her zaman korktu
Hissettiği şeylerden
Gitmiş olabilirdi
Sadece yol alabilirdi
Sadece yol alacaktı


[Koro]

How can I be lost
If I've got nowhere to go?
Searched for seas of gold
How come it's got so cold?
How can I be lost?
In remembrance I relive
How can I blame you
When it's me I can't forgive?

Nasıl kaybolmuş olabilirim ki?
Eğer gidecek hiçbir yerim yoksa?
Altın denizlerini aradım
Neden bu kadar soğudu?
Nasıl kaybolmuş olabilirim ki?
Tekrar yaşadığım hatıralar ile
Nasıl seni suçlayabilirim ki
Affedemediğim ben iken?


These days drift on inside a fog
It's thick and suffocating
This sinking life outside its hell
Inside intoxicating
He's run aground like his life
Water's much too shallow
Slipping fast down with the ship
Fading in the shadows now

Bu günler bir sis içinde akıp gidiyor
Kalın ve boğucu
Bu cehenneminin dışında batan hayat
İçerisinde zehirli
O karaya vurdu hayatı gibi
Su çok fazla sığ
Hızla kayıyor gemiyle birlikte aşağı
Gölgeler içinde kaybolup gidiyor şimdi

Now a castaway
They've all gone away.
They've gone away.

Şimdi bir kazazede
Hepsi gittiler
Gittiler

[Koro]

Forgive me, forgive me not
Forgive me, forgive me not
Forgive me, forgive me not
Forgive me, forgive me,
Why can't I forgive me?

Affet beni, beni affetme
Affet beni, beni affetme
Affet beni, beni affetme
Affet beni, affet beni,
Neden affedemiyorum beni?


Set sail to sea but pulled off course
By the light of golden treasure
How could he know this new dawn's light
Would change his life forever?

Denize yelken açtı fakat rotasından
Altın hazinenin ışığı tarafından saptırıldı
Nerden bilebilirdi bu yeni şafağın ışığının
Yaşamını sonsuza dek değiştireceğini?

öylesine.....

şimdi çoktan kaybettiğim o Lanet vicdanım olsaydı
son bakışlarımla seni yüreğime kazıyabilirdim.
Ki olsaydı bu çürümüş yürekte öyle bir can ;arkasından kahpe diyeceğim yüzlerin yerini
senin o güzel gözlerin alırdı.

İt Dalaşı

ben ölmeden ellerini tutmak vardı
gözlerinin içinde umutsuz çarpan kalbinin iç çekişlerini sonlandırmak vardı.her şeye rağmen
giderken sana ölümü tattırmamak ne acı.


ki sen bir damla kanımla kirlendiğini söylüyorsun ,
 hala teneşirde yıkanacağı suyu bekleyen pis bedeninin.
bense sanmazdım ki senin satılık ruhunu , lanetli hayatını
bir sonraki bokttan ölüme ertelemeden önce
 benim bir damla kanımın temizleyeceğinin.
eğer o acizane bedenin benim kanımla kurtulacaksa ;kederi içine mühürlenmiş ,
 varlığı vicdanla tanışmamış ruhundan
 o zaman ızdırabı son bulmuş varlığımı güldürecek bir anı bırakır
 senin gibi satılık ruhların kol gezdiği şu boktan hayattan.